8 Ağustos 2014

DOYSET, Dikkat-Okuma-Yazma Seti, 1. Sınıflar için

Adeda Yayıncılık 1.Sınıfa yeni başlayanlar için harika bir set hazırlamış. Görsellerini gönderdiler. Ben de sizlerle paylaşmak istedim. Yine isteyenler bana burdan veya facebook adresimden özel mesajla Ad, Soyad, Adres, Telefon ve kapıda nasıl ödeyeceklerini belirtirlerse adreslerine gönderilmesinde yardımcı olurum. Fiyat 95 liradan 60 liraya düşmüş oluyor ve kargo ücreti yok.

"Doyset 10 kitaptan oluşmaktadır MEB müfredatına göre el yazısı ile Türkçe yazmayı ve okumayı öğretmektedir.
Bu eğitim programı öğrenci temelli algı sistemini geliştirerek okuma yazma öğrenimine farklı bir boyut kazandırmıştır. Çocukların Nörogelişimsel özellikleri göz önüne alınmış ve öğrenmede farklı bir boyut getirmiştir. Öğrencinin okul öncesi kazanımları göz önüne alınarak farklı duyu sistemlerinin çalıştırarak öğrenmenin Kolay ve Kalıcı olması amaçlanmıştır. Birçok öğrencinin okuma yazmayı öğrense bile Anlayarak ve Hızlı okuyamadığı bilinen gerçeği üzerine bu durumu telafi etmesi planlanmıştır.  Her bir öğrencinin kendi kendine de çalışabileceği yüzlerce farklı egzersiz ve öğrenme platformu oluşturarak, öğrenme sistemi Keyifli ve İstekli hale getirilmiştir.  Klasik bir öğrenme sisteminden farklı olarak çocuklarımıza Bıktırmadan Öğreten bir sistem olarak her seviyedeki çocuk için uygulanabilecektir. Okuma yazma eğitimini doya doya ve eksiksiz bir şekilde yapabilecekleri bu eğitim programı Özgün, Farklı ve Yeni bir sistem olarak öğrencilere çok keyifli materyaller sunmaktadır. Bu sistem çocukların Öğrenme Psikolojisine uygun olarak hazırlanmıştır. Her okulda ve eğitim kurumunda rahatlıkla uygulanabilecek bu sistem Türkiye'de bir ilk olarak siz değerli eğitimcilerimize sunulmuştur."

25 Temmuz 2014

Kadir gecesi kitabımız


Merhaba,
Mübarek Ramazan yaklaşırken geçen yıl Kadir Gecesi için okuduğumuz kitabı eklemeyi unutmuşum.Mbu'nun keyifle okuduğu, Asu'nun henüz farkına varamadığı bir kitap. Bu yıl Asu'dan da aynı performansı bekliyorum inşallah bu yıl için.





Mübarek Ramazan-ı Şerif

Geldi geçiyor mübarek ay. Ramazanda anne olmak, çalışıyor olmak o kadar zor ki! İftar ile başlayan koşuşturma sahura kadar sürüyor. 4 saatlik uykuyla işe gitmek, eve gelince iki tane enerjik çocukla ilgilenmek hayli meşakkat. Tabi mükafatı da inşallah o yönde daha fazladır.

9 Temmuz 2014

Kültürlü Kurt


Ramazan coşkusunun ikinci on günlük dilimini yaşarken çocuklar için kitap okumak iftara yakın gittikçe zorlaşıyor.  Dilimiz damagimiza yapışmışken dilimiz döndüğünce okuyoruz. Amcamın kızı geleceğin pdr'cisi sağolsun bana çok yardımcı oluyor. 

Kültürlü Kurt Asu'dan da, Mbu'dan da tam not alanlardan. Bıkmadan okuyoruz. 3+ yaş çocuklar icin yazıyor. 

30 Haziran 2014

Adeda, Dikkat Güçlendirme Seti

Pedagog Adem Güneş'in Burç Fm'de yaptığı Çocuk Deyip Geçmeyin programında tavsiye ettiği (Bknz. http://www.ademgunes.com/mp3/splits/10111706/10111706.1722.mp3) Doç.Dr.Psikiyatrist Osman ABALI'nın hazırladığı Dikkat Güçlendirme Setlerini ne zamandır araştırıyorum. Adeda ile yaptığım görüşme sonucu %35 indirim yaptılar ve incelemem için bir numune gönderdiler. Gönderdikleri kitap 6 yaş C Kitabı. 6,5 yaşındaki kızım için bazı sayfalar çok basit geldi 1-2 sayfada zorlandı.
Temin etmek isteyenler bana Ad, Soyad, Adres, Telefon, Kapıda ödeme (Nakit/Kredi Kartı) ve Kaç Yaş Setini istediklerini bildirirlerse kargo ücretsiz ve kapıda nakit veya kredi kartıyla ödeme yaparak sahip olabilirler. Setler 3 yaştan başlıyor ve 18 yaşa kadar devam ediyor. 3,4,5,6,7,8,9,10,11 yaş olan setler 3 kitaptan (her biri 160 sayfa) oluşuyor ve fiyatları 55TL, 12,13,14,15/18 yaş setleri tek kitaptan oluşuyor ve fiyatları 15TL. Okumayı Güçlendirme Seti 65TL, Yazmayı Güçlendirme Seti 45TL.
Setler günlük olarak kullanılmalı ve maksimum setlerin kullanılma süreleri şöyle:
3-4 yaş =>15 dk
5-6-7 yaş => 20 dk
8-9-10 yaş => 30 dk
11 yaş ve yukarısı => 30 dk - 1 saate kadar
özellikle küçük çocuklar biraz daha diye ısrar edeceklerdir en fazla 5 dk süreyi uzatabiliriz. 
Fikir oluşması açısından fotoğraflar burada.

27 Haziran 2014

Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan :)


Hakkıyla eda edeceğimiz Ramazanı Şerif mübarek olsun. Gelin bu ayda çocuklarımıza hiç yaşamadıkları bir ay yaşatalım. Onlara kızmayalım. Açlık sinirimizi onlardan çıkarmayalım. Ramazanla birlikte bizleri yeniden sevsinler. Mutlu iftar ve sahur sofralarımız olsun. Çeşit çeşit yemekler varsın olmasın ama huzur olsun o sofralarda. Çocuklarımıza ilerde 'Nerde o eski ramazanlar' diyeceği bir ramazan yaşatalım gelin hep beraber. Bu vesileyle hepinizin Cumasını ve Ramazanı Şerifini tebrik eder; hayırlı anne baba olmayı dilerim 


Rabbim'den.http://evokulum.blogspot.com.tr/2011/08/ramazan-1432-agustos-2011.html
bu kitabın çıktısını 2 yıl önce alıp hazırlamıştım
çok güzel olmuştu bu yıl daha farkında olan ve artık okuyabilen kızıma yine güzel bir anı olması amacıyla yapmayı düşünüyorum
bu sabah MBU anne bu gece sahura kalkıyoruz değil mi? diyerek geldi. Heyecanla bekliyor. O heyecanlandıkça ben de heyecanlanıyorum. :)

14 Nisan 2014

6 yaş ve 3 yaş döneminin annesi olmak

Evet bizim evdeki melekler arasında bu ara o kadar çok çatışma var ki... Sürekli kavga halindeler. Herşeyden bir kavga çıkarabiliyorlar. İkisi ile bir aradayken montessori çalışması yapmak, sosyal yaşam becerisi göstermek oldukça zor ama yılmadan devam. Geçenlerde traş köpüğü üzerine mavi boya damlatarak altındaki suya yağmur yağma efekti etkinliği yaptık. Sonuç en son küçük kızımın kollarına sıvadığı köpük kafasına doğru çıkmaya başlayınca etkinliğe son verdik.
Anadolu Pedagojisi kapsamında annenin sinirlenmeme günleri çoktaaaandır devam ediyor. Güvenli Bağlanma kitabını okudum kitapla ilgili bir yazı paylaşmak istiyorum ama hem çalışıp hem annelik yapmak çok zor gerçekten vakit bulamıyorum. Bu sıralar Alice Miller'in Yetenekli Çocuğun Dramı kitabını okuyorum.

4 Mart 2014

seneler ne çabuk geçiyor

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki arkama dönüp baktığımda vayy be bu kadar olmuş mu diyorum sadece. Kızlarım canlarım büyüyorlar Allah’ın izniyle. Neden yazmamışım ki ben aylık gelişimlerini sanki. Resmen elimdeki büyük bir fırsatı tepmişim. İnşallah bundan sonra aylık günlük elimden geldiği kadarıyla yazacağım.
Büyük kızım MBU geçen yıl özel bir kreşe gitti. bu yıl sibyan mektebine gidiyor. Maşallah Kuran-ı Kerim okumayı öğrendi. Geçen hafta hatim bile etti. Bu hafta tecvidli okumaya başladılar. Yasinin 4. sayfasının ezberini yapıyorlar. Kendi kendine okumayı öğrendi. Normal türkçe okumayı. Bu 15 tatilde yani yaklaşık 1 ay önce okumayı söktü. Yazmak için de uğraşıyor kendi kendine.
Küçük kızım ASU işe başladığım günden beridir (29 Temmuz 2013) alt komşum bakıyor. Maalesef hala bez olayını halledemedik. Yanında olmak istiyorum. Bu zorlu süreçte onun için hep erteliyorum ama inşallah bu hafta başlayacağız. Kendi kendine şarkılar söylüyor. Babasıydı Abdullah diye bir başlıyor susturabilene aşkolsun.
Ben ise her zamanki gibi diyet yapıyorum işte. İşe gidip geliyorum. Yaptığım elle tutulur gözle görülür birşey yok.

16 Ekim 2012

hastalık ve çocuklar...


Maalesef bugünlerde üzerinize afiyet biraz kırgınım. Öksürük, sinüzit... Onun dışında bir ev yaptırma telaşı sardı ki hiç keyfiyetli ve istekli değilim bu konuda. Daha 3 sene olmadı kendi evimize taşındık elh. ve ben ev dekorasyonuyla o kadar ilgilenmişim ki o 1 yıl nasıl geçti canım kızım, minik abla nasıl büyüdü bilemedim. Bu sefer hiiiç o kadar abartmayı düşünmüyorum. Aman dünya malı dünyada kalır benim değil ki onun zaten bir sahibi var niyetiyle yaklaşıyorum ya da yaklaşmaya çalışıyorum.

Küçük kızım minik kardeş, bu aralar öyle akla hayale gelmez şeyler yapıyor ki üüüüüüüüüüüf sormayın gitsin.
Misal : bugün tartıyı kırdı, banyo lavabosuna tırmanıp ordaki eşyalarla, ışıkla oynamaya bayılıyor. Kitaplığa tırmanıyor. Geçen gün merdivene çıkmış ve hooooop merdivenle birlikte ablasının üstüne düşmüş. Anlık hatamı affetmiyor. O merdiven orda durmamalıydı biliyorum ama arkamı dönmemle, arkamda bir dolap dönmesi bir oluyor. Mutfak masasını birbirine katıyor fırsatını bulur bulmaz. Ablasının her oyununu her dersini bozacak bir sabotaj düzenliyor. Maşallah dillendi de. biz ne dersek tekrar modunda.
Bak - Baç
Annemmmmmm - burayı bastırıyor
Bababababammm- ah pepe hep ondan öğrendi.


Büyük kızım, minik abla, dışardakiler zararlı evdekiler yararlı diye düşünüyor. Böyle düşünmesi daha iyi. Elh onunla ilgili büyük bir sıkıntımız yok. Uyumlu (bana göre) bir çocuk. Tek başına kesme, yapıştırma işlerini yapabiliyor. Okumayı yazmayı çok istiyor ama maalesef ben kendimi yeterli görmüyorum ve bir türlü cesaret edemiyorum. Ya yanlış birşey yaparsam diye. Geçen gün rakamları doğru yazamıyorum diye nerdeyse ağladı ağlayacaktı. Subhaneke ve İhlas suresini öğrendi. Bismilllahla su içmeyi, yudum yudum içip, sonunda elhamdülillah demeyi artık o bize tembihliyor.

Seviyorum ben bu emanetleri. Kimbilir ilerde kimler olacaklar. Her ne kadar geleceği merak etsem de daha çok geçmişi küçüklüklerini özlemle anıyorum.

8 Ağustos 2012

RRRRRR sesi

Bugün canım kızım MBU'nun R harfini söylemesi olarak kayıtlara geçsin.

Hem de öyle bir söylüyorki bastıra bastıra... ;)

4 Ağustos 2012

sıcak, tekne orucu, su, bunalım


Uzuuuuuuuun soluklar almayı seviyorum sanırım. Yine uzun zamandır uğramadım bloğuma. Hayat durmuyor. Akıyor... Kimi zaman üzülüyoruz, kimi zaman seviniyoruz, bazen yazıyoruz, bazen yazmıyoruz. Bu süre zarfında hayatımın U dönüşü noktasını geçiriyorum sanırım. DOĞALLAŞMA... Marketleri öcü gözüyle görmeye başladım. Doğal annelik, doğal yaşam, doğal, doğal, doğal zor zanaat vesselam. Bakalım başaracakmıyım. Bizim avantajımız, büyük şehirde değiliz en azından. O yönden içim biraz daha rahat.. Şimdi kısa bir özet geçecek olursak; :)

30 Nisan 2012

anne, abla, kardeş üçgeni.

Zaman, ah zaman tek sana sözüm geçmiyor. Ne çabuk oldu ben iki melek annesi olalı. Ne kadar çabuk oldu, bloğuma yazmayalı bilmem kaç zaman geçeli. Tutamıyorum zamanı... ya da Sözüm ki tek sana geçmez, Celladımsın ey zaman. MBU çok zor bir dönemdesin annem. Bense sana yetemeyecekmiyim acaba diye çırpınıyorum. Anaokulu, kreş veya ev karmaşası yaşıyoruz. Ne yapacağımı bilemiyorum. Benim için önemli olan senin için en iyi olan ve en hayırlı olanın olması. Evde çok sıkılıyorsun ama. Sürekli şu komşuya gideyim mi? Bu komşuya gidelim mi? diye sorup duruyorsun. Çoktaaan beridir ayakkabılarını kendin bağlıyorsun. Okuyup yazmaya çok meraklısın çok hem de. Rabbim bana senin gibi bir emanete sahip çıkabilme imkanı ve gücü versin. ASU minik kızım. Çok duygusalsın. Hemen kafa arka attırıveriyorsun kendini. Şu anda 4 tane dişin var. 4 dişle sanki bütün dünyanın yükü senin omuzlarında diş gıcırdatıyorsun. Artık 1 yaşındasın. Senin kokunu koklayı tam bir sene geçti meleğim. Senin gözlerin gözlerime değeli tam bir sene geçti meleğim. Senin kadife yanağını öpeli tam bir sene geçti meleğim. Senin ipek saçlarını okşayalı tam bir sene geçti meleğim. Şimdi ise pıtır pıtır yürüyorsun. Anne, Baba, Mama, Dede, Gel, Tu, Vua, Ay Ay, Hau hau gibi basit şeyeri söylüyorsun. Çok cana yakınsın maaşallah. Gamzelim. Rabbim senin de Çocukluk Sırrı'a erişebilmeyi nasib etsin.

23 Aralık 2011

İmtihannn

Bir süredir yazmak gelmiyordu içimden ya da 2-3 kere yazmaya koyulup ya elektriklerin kesilmesiyle ya da kızımın ben bilgisayardan kalktığımda sayfayı kapatmasıyla nasip olmuyordu.

Kalp krizleri, hastalıklar, ölümler, pişmanlıklar ile dolu geçen günler geçirdik.
Ölüm en büyük ibret, o kara toprağa yatıp yüzüne toprak saçılmaya başladığı zaman kimbilir ne halde olacağız. Uyuyamıyorum, uykularım kaçıyor, karnıma ağrılar giriyor. Bildiğim bir sürü günahım var Allah'ım affetsin. Bir o kadar da bilmediklerim vardır. Hepsi için tövbe edip, af diliyorum ama içim hala rahat değil. Boğazıma bişeyler düğümleniveriyor işte.

Manevi olarak bu aralar bişeyler yapmaya çalışıyoruz kendi çapımızda. Apartmandaki komşularla her hafta perşembe günleri evin altında bir odada toplanıyoruz. Yerimiz müsait kaloriferli, halı ve sandalye mevcut, geniş bir oda. Kuran okuyoruz haftalık bir konu belirliyoruz. Sonra yeme içme faslı... Her hafta 3 daire hazırlıyor. Menüde tatlı, tuzlu, salata oluyor. En azından her cuma gecesi Kuran-ı Kerim okumuş oluyoruz. Dün akşam hatim içinde başladık.
İlk konumuz Gıybet. O kadar içimize işlemiş ki Rabbim bizi o dil belasından korusun.
ikinci Muharrem ve Aşure günü.
Üçüncü Tövbe
Dördüncü Kabir hayatı (bu konuyu işledikten 3 gün sonra alt komşumun kayınvalidesi öldü ve beni bir telaş sardı hiç bir hazırlık yok ölüm pat diye geliyor ne yapacağım diye)
Dün de Faiz konusu vardı. Çooook derin bir konu. Bu devirde herkes ucundan kıyısından bulaşıyor. Ama Kuran'daki ayetleri ve hadisleri okuyunca insan aç kalıyım açıkta kalıyım yine de hiç faizin f sine bulaşmayayım dedim. Tövbe ya Rabbi.

İşte bu haleti ruhiyede imtihan dünyasındayız bunu anladım. Ölüm aklıma geldi paylaşayım dedim.

Sevgili kızlarım, canlarım, ciğerlerim...

ASU iyice mobilleşti. Kendi kendine geziyor odaları. Hatta fırsat buldukça klozeti de denetlemeyi unutmuyor. Gel gel yapıyor. El çırpıyor. Kanepenin kenarlarında geziniyor. Elektrik prizlerini kontrol ediyor. Dişler bugün yarın çıktı çıkacak. Ek gıda aşamasına takıldık kaldık mama ve memeye devam. Bunların haricinde çok çok çok tatlı. Cennet kokusu.




MBU çizgi film kolluyor Pepe ve Caillou hastası. Sürekli birileri bize gelsin, biz biyerlere gidelim havasında. Makas aldım saçlarını kestim. Çok kısaltmadım ama koltuk altlarına geliyor yine de. Resim, boyama daha doğrusu karalamayla uğraşıyor genelde. Kurabiye yapmak istiyor sürekli. Kalıplarla şekil çıkarmak için. Çok çok çok cadı. Masum melek.

Taaa Merzifonlardan özel un getirttik. Hem de çuvalla. Sebep Boşnak Böreği ve Boşnak Mantısı yiyebilmek. Yaptık oldu. Hem de teyzeminkinin aynısı. Çok lezzetliydi. Yine yapıciz, yine yapıciz.

Cumanız mubarek olsun.
Yücelerin yücesine Allah (celle celalühüya) emanet olun.

5 Kasım 2011

evde hayat

Evde olmak ayrı bir huzur veriyor bana. An itibariyle 22 ay izinliyim. Aaaa çok değil mi diyenlere 40 yıl çalışacağımı hesap edersek az bile diyorum. Sanki bütün dertler sıkıntılar bitmiş gibi geliyor çalışmıyorken. Bebeğimin ilklerine şahit olmak paha biçilemez cinsten. Çocuğumu annem bile olsa bırakıp gitmenin yükümlülüğü altında ezilmiyor vicdanım. Velhasıl ben böyle iyiyim bu aralar.

İcraatlerim : Hali hazırda İlahiyat önlisansı bitirmek varken tek dersi kalmış bir canavarım.

Okuduklarım: YAVAŞLA Hayattan bir defa geçeceksin....Kemal SAYAR

Yaptıklarım : AİLE TOPLANTILARI

Evet bizim artık Aile İstişare Toplantılarımız var. Haftalık toplanıyoruz masa başında. Haftalık sinema günlerimiz oluyor. Gezi planlarımız. Ailemizle ilgili kararlar o masada görüşülüyor. Ortak kararlar alıyoruz. İlk gündem maddemiz MBU'nun aşırı market isteği idi. Çok şükür baya yol kat ettik. Markete gidelim demiyor bu aralar. Ne mi yaptık? Her zaman gittiğimiz markete gitmedik farklı marketlere gittik ve alışveriş listesi yaparak onun bu etkinliğe ürünleri bularak katılmasını sağladık. HER ÇOCUK ÖZELDİR filmini izledik. Utanmasam ağlayacaktım. Çok etkileyiciydi. Şiddetle tavsiye ederim.
MBU geçen sene mandaline çok net söylerken bu sene mustalye diyor. Neyse ki son iki gündür düzeltti. Yatmadan önce alışkanlık kazandırmaya çalışıyoruz. Pijama - diş fırçalama - hikaye...Şimdilik hikaye ritüeli oturdu sadece zamanla diğerleri de olur inşallah. Bu aralar ölürsek gibi şeyler duyuyorum ağzından. Van depremi haberlerinden etkilendi sanırım. Kardeşiyle daha iyi geçiniyor maaşallah. Kıskançlık doğal bir huy yalnız onu tetiklememek lazım. Biz olayı 6 ayda iyice oturttuk ama bebeği yeni görenler hemen onu sevmeye başladıkları için uyuyan dev uyanıyor tam o sırada. Tali cd sini zevkle dinliyor. Puf Puf kitabını ve boya kalemlerini çok seviyor. Bütün oyuncaklarını kaldırdım bugün. Sadece Scooter, Bebek Arabası ve Bebeğini bıraktım. 3 oyuncak fazlası yok. Hala saçlarına kıyıp kestiremedim. Kuaförden aldığım makası da kaybettim. Bence çocuk saç kestirmenin zararlı birşey olmadığını anlayana kadar belki 5-6 yaşına kadar evde anne ya da babası kesmeli. Kız erkek farketmez. Alacak traş makinesini veya makası kırt kırt oldu da bitti maaşallah.

Anne; Sana bir sürprizim var kızım

1. Melek; Söyle

Anne ; Söylemeeeem sürprizi kaçar

1. Melek ; Ben peşinden kosarım. :)


ASU, benim bıdık kızım diyorum. Çok hareketli maaşallah. Erkenden emeklemeyi başladı maaşallah. Daha sonra da hatırlamak adına tarihe not düşelim.

16 Ekim 2011 ilk emekleme

29 Ekim E ge E de diye konuşmaya başlaması.

Ne zaman sürümeye başladığını tam hatırlamıyorum. Ama 3,5 aylıkken dönmeye 15 gün sonra da sürünmeye başlamıştı. Acelesi var bizim kızın tutmayın aman. Kendi haline kalınca bulamıyoruz ya hemen banyoya gidiyor ilk iş ya da dış kapıya. Çok hasta oldu doğdu doğalı 6 aylık ömründe 5 kere grip oldu. ilaç içmekten daha doğrusu ağzına bişey verilmesinden nefret eder oldu. Kilosu iyiyken emeklemeye başlayınca biraz zayıfladı sanki 7 kilo 600 gram geldi 3 gün önce. Beşiği 1 kademe indirdik düşmesin diye.

1 Kasım 2011

Ücretsiz izinli bir anne...

Ücretsiz izne ayrılmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum. O kadar rahatım ki sanki bütün sorunlar bitti. Ev işleri sorun değil artık, çocuklar sorun değil neşe kaynağı seviyorum ben evde olmayı bu aralar...Çok değil mi 2 sene diyenler 40 çalışacak birine 2 yılı çok görmeyin lütfen. Ben bebeklerimle mutluyum onların ilk emeklemesine, yüremesine, anne ve baba demesine bütün ilklerine ben şahit olmak istiyorum. Bizim artık AİLE TOPLANTILARIMIZ var. Sinema günlerimiz var. Alışveriş günlerimiz var. Zamanla oturacak inşallah. MBU, Cankız şimdilerde iştahsız. Balık yağı, tahin, pekmez vermeyi kestim ondan mı acaba? Geçen sene çok güzel mandaline diyen kız bu sene "Mustalye" diyor. Güzel oyun kuruyor. Bisiklet sürebiliyor. Alfabenin noktalı harfleri yok onun lugatinde "Olkü, Guzel, Koy, Seyya" bu şekilde güzel konuşuyor ama maaşallah. Market sendromunu başka marketlere giderek ve alışveriş listesi yapıp MBU'ya listedekileri bulmasını sağlayarak azalttık. Şu anda da en büyük çelik tencerenin içine oturmuş tahta kaşıkları da kürek yapmış kayıkta gider gibi yapıyor. Saçlarını hala kestiremedik. Kıyamıyorum çok güzeller nerdeyse kalçasının aşağısına indi ıslakken tabi. Kuruyunca lüle lüle oluyor.Gece uyku saatleri düzene girdi gibi en geç 9 gibi eğer misafir yoksa ve misafirlikte değilsek uyuyor. Sabah 7-8 gibi kalkıyor. Ama maalesef öğlen uyumuyor.

27 Eylül 2011

hele bir de umut gerçek olursa :)

Allah'ıma bin şükür katlanarak çoğalıyor mutluluğumuz. Önce ailemize yeni katılan ASU. Ardından tayinimin olması. Cuma günü başlıyorum nasip olursa. Rüya gibi yaaa. Yıllardır beklediğim olay gerçekleşiyor. Sonra tabiki 2 yıl ücrtesiz izin kullanacağım. :)

MBU canım kızım geçecek bunlar, ASU büyüyüp seninle oynamaya başlayınca iyiki var kardeşim diyeceksin. Güzel güzel resimler çiziyorsun. E tabi önüne neresi gelirse, eline ne geçerse onunla çiziyorsun. En son göz kalemimle duvarda bir çalışma yapmışsın. Süper ötesi. Görünce gözlerim yaşardı inan.

ASU 2 gündür (25 Eylül 2011) kendini biraz biraz ileri attırabiliyor. E sürünüyor diyebiliriz.. Bundan sonrası birden gelişir zaten. 15 gündür olduğun yerde karnının üstünde yelkovan yönünde dönüp duruyordun. Maaşallah çok dinamiksin. Ama sürekli saçlarımı çekiyorsun canım ne istiyorsun saçlarımdan. Biberon olarak sadece Nuk kauçuk uçtan alıyordun önceleri, ama yavaş yavaş diğer biberonlara da geçiş yapıyorsun. E malum evde envai çeşit var. Mama olarak Aptamil Milumil 1 kullanıyoruz. Damak tadına bir tek o uyuyor. Eczaneden siparişle getirtiyoruz. E zor bulunuyor tabiki. Yemek için biraz daha gayretlisin ablana göre. 08 Eylül 2011 de başlamıştık mamaya maaşallah 2 haftada 600 gr almışsın. 7070gr geliyorsun 5 ayının dolmasına 5 gün var. Günden güne büyüyorsun yavrum. Geceleri genelde birlikte yatıyoruz. Seni 2 yaşına kadar yanımda yatırmayı düşünüyorum.

Planlar

Adem Güneş kitaplarının hepsini okumak,

Evdeki okumadığım bütün kitapları okumak,

MBU'ya aldığımız bütün kitapları ona seslendirmek,

Tekrar Kur-an'ı Kerim hatmi ve meal okuması,

Zayıflamak,

Burç fm'deki Çocuk Deyip Geçmeyin programının arşivini dinlemek

http://groups.yahoo.com/group/anadolupedagojisi/ mailimdeki okumadığım bütün mailleri okumak,

şimdilik bunlar


15 Ağustos 2011

birleştirilmiş postlar

2011-06-01 13:49:00
Evett sınavlarımız bitti. Çok şükür üstümden büyüük bir yük kalktı. Şimdi bir sürü isteyipte yapamadığım şeyleri yapabilirim. Kitap okumak istiyorum doya doya. Çocuk Deyip Geçmeyin programının arşivini dinlemek istiyorum. Sınavlar nasılmı geçti? Haliyle pek iyi geçmedi. ASU ile nasıl giricem sınavlara diye düşünüyordum. Teyzemin kızı ve annem geldiler bizimle birlikte. Biz sınavdayken bebelere onlar baktılar. Cumartesi günü ilk doktor kontrolünü oldu ASU hanım. Maşallah çok iyi. Çok şükür. 4700gr. 56cm olmuş. Anne sütünden bebeğe gaz geçmezmiş. İstediğim gibi beslenebilirmişim. Gün boyu uyudu durdu kucakta. Eve gelince yine hacı yatmaz moduna girdi. MBU ise dışarda olmanın verdiği sevinçle hopladı zıpladı.Pazar günü kardeşlerimin doğum günüydü. Dayımız yanımızda olduğundan baya bi kutladık. Amasya Kalesini fethettik. Henüz 1 aylık bebekle hem de . Evet ASU 1 aylıkken, MBU 3 yaş 2 aylıkken Amasya Kalesine çıktılar. İstanbulun fethinin yıldönümünde. Kaleden indikten sonra Beyazıt Camiinde öğle namazı sonrası yemek yedik Beslen Lokantasında. Çok lezzetliydi herşey. Tekrar sınava girdik. Dondurma keyfi yaptık ve MBU'yu vermeyi düşündüğümüz kreşe gittik. 1 hafta 10 gün içerisinde karar vermemiz gerekiyor. MBU'nun yaramazlıklarını gördükçe mutlaka gitmeli diyorum ama kalbim kâni değil açıkçası. Buyrun bunlarda Pazar gününden kareler.

2011-06-07 16:50:00
evet bugün kırklandık artık kocaman olduk. 4 haziranda ilk kez sesli olarak güldü ASU'cuk elleri kafasının yanında uyumasına bayılıyorum. MBU ise ayrı bir havalarda 3 yaşında bir minik ergen o bu aralar kreşe versek mi vermesek mi? arasında gidip geliyoruz. çok zormuş bilinçli ebeveyn olmaya çalışmak çok zormuş Rabbim kolaylatır inşallah mehay etme anne : merak etme anne abaca : acaba program : piyegyancipsi : cips oha kötü bi kelimemi anne??? pilav bi de et. uzun makarna puding ... sık sık tekrar ettiği cümleler bunlar çok sevindirici bir haberim daha var kadroya geçiyoruz.... 8 yıldır 8 gözle beklediğimiz olay gerçek oldu şaka gibi ama gerçek bebeğim nasibiyle geldi. bu aralar montessori eğitimine, anadolu pedagojisine yoğunluk veriyorum. çocuklarımı ileride keşke demeden yetiştirmek istiyorum.






2011-07-09 11:03:00
An itibariyle ASU 2,5 aylık. Hasta adayı.
MBU 3 yaş 4 aylık. Nekahat adayı.
Bendeniz 27 yaş 4 aylık. Hasta.
Off uzun zaman oldu yazmayalı. Şimdi kısa bir özet.
Mevlidimizi yaptık. Hem de 3 tane. 3 kere giydi kızımız o simli şeyi. Hala kafasında simler var ne yazık ki. Şekerlerimizi, bebek süslerimizi dağıttık. Pek bi beğenildi.
bebek şekerlerimiz ve süslerimiz

Minicik ayaklarımız






Anne : Kadroya geçti. Eş durumu için başvurusunu yaptı. Yakında olacak inşallah. Rüyalar gerçek oluyor. 29.07.2011 'de Almus'a gittik. Teyzemiz, ASU ve ben imzamı attım. Evraklarımı dolaştırdım. Aysel Ablamızı da ziyaret ettik geldik çok şükür. Bu aralar tek derdim kilom sanırım. :):(








MBU: Her geçen gün büyüyor maaşallah. Hergün markete gitmek istiyor. Yuvarlak sakız diye sızlanıp duruyor. Geçen gün NT'den kitap, boya kalemleri aldık. Çok geliştirdi boyamasını yalnız adamların ellerini yüzlerini de boyayacağım diye tutturuyor. Kardeşinin giydiği şeyleri giymek istiyor. Onun gibi gaz çıkarıyor. Babası 20 kilo olursan bisiklet alabiliriz demiş, tartıya çıkarken sen bakma diyor. Çok komik.










ASU: Onun büyümesi şu aralar daha hızlı. Maaşallah sübhanallah. Çok yoran bir bebek değil. Geceleri uyuyor maaşallah. Amma ve lakin gündüz hep ayakta ve dız dız dız modunda. dünden beridir ayağını ağzına götürmeyi becerebiliyor biraz biraz. Ama daha önemlisi bugün sırtüstü yatarken yüzüstü döndü. Birisi laf versin hemen gülüyor, gülücükler saçıyor.





28 Nisan 2011

ikinci meleğim kollarımda...


İstanbul'dan geçen hafta cuma günü dönmüş olmamıza rağmen evin işleri bir türlü bitmedi.
yıka, ütüle, pişir, taşır, temizle döngüsüyle geçti bir hafta. 5 nisan cuma günü kızımın
kulaklarına küpe taktırmak için kuyumcuya gittik. vel hasıl birine taktı. diğerine taktırmadı.
2 gün sonra gittik yine taktırmadı. tek küpeyle mutlu mesut geziyor."anne, benim küpemi amca başkasına verdi dimiiii" diyor arada bakalım onu ne zaman halledicez. 09 Nisan 2011

10 gündür dün ilk kez dinlenmenin keyfini yaşadım. Gündüz uykusu bile çektik MBU ile. parka gittik. cici mavişe (teyzemin muhabbet kuşu) gittik. Çarşamba günü 10 kişilik bir arkadaş grubunu ağırlamıştım. çok şükür güzel geçti herşey.

Dualar edildi. Güzel dileklerde bulunuldu. Rabbim kabul etmiştir inşaAllah.

Bugün amasya'ya gidiyoruz. yeni bebişimiz nasılmış bir bakalım. gelmeye niyeti yokmuymuş yoksa bi soralım. bizim kızlar pek bir nazlılar gelmek bilmiyorlar bir türlü MBU hanım da 41 haftalıkken doğmuştu. hayırlısı... ne zaman gelmek isterse artık. bugün bi kuyumcu amca ziyaretimiz olsa mı acaba? evde gidelim diyor oraya gidince hayır yapma diyor. 15 Nisan 2011


son günler... heyecan... düzensiz sancılar... herşey biraz daha seni bana yaklaştırıyor. az kaldı biliyorum. dayanacağız. sabredeceğiz. Rabbim sağlıkla sıhhatle mutluluk ve kolaylıkla sana kavuşmayı nasip etsin yavrum. Ablan bile "Hadi artık!" diyor. fazla bekletme bizi emi nazlı bebeğim. 19 Nisan 2011

10 günlük rüya gibi İstanbul
3 gün Azo teyzemde
1 gün Zeynep'te
3 gün Elif Ablam'da
1 gün Hatice'nin lojmanda
1 gün Kübra'da geçen 10 günlük bir tatil. tadı damağımda kalan.
denizin kokusunu, havasını, eyübün maneviyatını, kız kulesinin ihtişamını doyasıya içime çektiğim,
kızımla gezdiğim, tüm kız kardeşlerimi bir araya topladığım, araya birsürü alışveriş sığdırdığım,
geride daha gezecek bir sürü yer, uğramadık bir sürü eş, dost, arkadaş bıraktığım, her seferinde üzülerek
geldiğim, tarihi şehir.
ortaköy, istinye, taksim, eyüp, beyazıt, sultanahmet, üsküdar
seni seviyorum istanbul. 19 Nisan 2011


Bu sabah ikinci meleğimiz aramıza teşrif edecekler inşaAllah. .
tatlı bir heyecan, korku herşey var içimde.
uyuyamıyorum.
Bir kaç saat sonra bebek ağlama sesleri duyacağım rüya gibi...
ASU seni çok merak ediyorum kızım.
Ablan da öyle :) 
Bu sefer inşallah daha çabuk toparlanırım. 28 Nisan 2011

Allah'ıma bin şükür meleğim kollarımda :)
28.04.2011 perşembe günü saat 16:25'de miniğim geldi dünyama.
3.690 gr. 50 cm. küçücük miniminnacık bişey. çok çok çok güzel kokuyor.

perşembe günü sabah 07:30 da evden çıktık. 08:15  ' de hastanedeydik. işlemler sürüp giderken, normal doğumu da bekleme kararı aldık. doğumhanedeydim. nst bağlandı iki kere ve düzenli sancılarımın olduğu görüldü. doktorum bekleyebileceğimizi söyledi ve bekledik. steril malzemeler de bitmişti zaten sezaryen için. mecburen bekleyecektik. anestezi uzmanı ile görüştük. spinal sezaryen olacaktı eğer olursa. sancılar gittikçe dayanılmaz hala geliyordu. ama dayanabiliyordum. çünkü miniğim bana yaklaşıyordu her geçen dakika. saat 15:15 de tekrar muayene etti doktorum. düşündü taşındı ve benim de onayımla sezaryene karar verildi. saat 16:00 da yeşilleri giymiş vaziyette tekerlekli sandalyeyle giderken bir yandan da telefonla eşimi arıyorum. ben ameliyata giriyorum. bebeğin eşyaları lazım olacak falan filan diye. bankadayım hemen geliyorum diyor. e sabahtan beridir beridir onlarda beklemekten usandılar tabi. annem kızımla arkadaşında ve ben doğuma giriyorum. belimden iğne yapılıyor hiç acımıyor. yatıyorum. gülbin hanımla şakalaşıyoruz. hissediyorum biraz diyorum. hafif sedasyonla bulanıyor ortalık ve 5 dk lığına uyuyorum. gözlerimi açıyorum. işlem bitmiş ve herşey iyi gözüküyor. ameliyathanenin kapısından çıkıyoruz. gözümü açar açmaz ilk gördüğüm şey MBU. can parçamın bana endişeli bakışları. duygulanıyorum. gözümden yaşlar süzülüyor. hemen siliyorum. görevli soruyor ne oldu diye. yok bişey diyorum. kızım diyorum. birlikte iniyoruz aşağıya. ve ikinci kızım da odamızda. artık 4 kişiyiz diyorum. birazdan emmeye başlıyor. bakıyorum biraz şiş yüzü gözü. kimseye benzetemiyorum. minicik miniminnacık geliyor. MBU birden gözüme büyümüş gözüküyor. o da şaşkın. parmaklar incecik, tırnaklar lale, eller ayaklar küçücük. ağzı burnu minicik. saçları da ne çokmuş diyorum. kokluyorum misss gibi. ilk gece hiç ayrılmıyor yanımdan eee 9 ay 14 gün birlikte olunca birden bırakamıyor ana kokusunu tabiki. koyun koyuna yatıyoruz bütün gece ayrılmadan. gel zaman git zaman 3. gün çıkıyoruz eve geliyoruz. ben de bir baş ağrısı başlıyor hiç bitmeyen geçmek bilmeyen. günden güne artarak çoğalarak. spinalin yan etkisi. çekiyorum mecbur. ilaçlar fayda etmiyor. bugün tam 7. gün ve biraz daha iyiyim.
7 gündür iki evlat sahibi
7 gündür iki melek annesi
7 gündür dört kişilik bir aileyiz artık.
ASU meleğim hoşgeldin hayatımıza. 5 Mayıs 2011

Minik melek 2 haftalık oldu bugün. Ben daha iyiyim. Herşey iyiye gidiyor elhamdülillah. Ablamız biraz kendisine olan ilginin ikiye bölündüğünün farkında ve bizi epey zorluyor. Sabretmekten başka yapacak birşey yok. Geçen haftaki başağrılarından kurtulduğum için çok mutluyum. Sağolsun Tubity Teyze'miz bize yardım etti. O olmasa biz ne yapardık. Bugün MBU anneannesiyle dolaşmaya çıktı bana da biraz vakit kaldı. Ders çalışmam lazım. Bu yoğunlukta nasıl olacak bilmiyorum ama çok az kaldı sınavlara.

Ne kadar hamd etsem azdır Allah'a bana bu iki meleği bahşettiği için. Vatanına milletine hayırlı, uğurlu, sağlıklı evlat olurlar inşallah.
taaam tamına 2 sene olmuş ve sürpriz ben ikinci kez anne olmuşum. bi meleğim daha gelmiş dünyama...


28.04.2011 de geldi ikinci melek. ASU. Bolluk,bereket içinde rahat yaşasın ismi gibi. 15 Mayıs 2011

17 Haziran 2009

Kızım büyüyor

Canım kızımın ay ay hatta günden güne geliştiğini görmek çok güzel bir şey. Geçenlerde dr'a gittik kilosu az demesi dışında çok şükür bir sağlık sorunu yok ama yemeğini yese ve biraz daha az hareketli olsa zaten kilo alacak ama yok yemiyor maalesef.